ANYAKAY-DER’in kongresinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meram’daki katliama tepki göstererek, Kürtlerin yalnız ve sahipsiz olmadığının altını çizdi ve hükümet yetkililerine istifa çağrısında bulundu.

Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), Hakların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılımıyla 2’nci Olağan Kongresi’ni Okmeydanı’nda bulunan bir düğün salonunda gerçekleştirdi. “Değerlere bağlılık mücadeleyi büyütmekle mümkündür” ve “Têkoşîna me têkoşîna layiqbûyîna şehîdan e; dem dema azadiyê ye” pankartlarının asıldığı kongrede birer konuşma yapan derneğin önceki dönem eşbaşkanları Şehmus Işık ve Sultan Karasu, yaptıkları çalışmalara dair bilgiler verdi. Daha sonra söz alan Barış Anneleri İnisiyatifi üyesi Zeynep Çuhalan, Konya’nın Meram ilçesinde katledilenleri andı ve “Birlik olursak kazanacağız” dedi.

BULDAN: BÜYÜK ACILAR YAŞANDI

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ANYAKAY-DER’in uzun yıllardır bu coğrafyada katledilen, kaybedilen, toplu mezarlara gömülen ve bir mezarı bile olmayan ailelerden oluşan, onurlu bir mücadele veren bir kurum olduğunu söyledi. Bir zamanlar derneğin başkanlığını onurla yaptığını hatırlatan Buldan, ANYAKAY-DER’de emeği geçen herkese teşekkür etti.

Onurlu barış ve demokrasi mücadelesine katkı sunan insanların bir bir kaybedildiğini dile getiren Buldan, bu coğrafyada büyük acılar yaşandığı ifade ederek, “Bugün bu salonda oturan bütün arkadaşlarımın her birinin çekmiş olduğu acının, ödemiş olduğu bedelin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz. Bu salonda olan bütün arkadaşlarımızın her birinin kaybettiği ve belki de kendisine ulaşmadığı çocukları, yakınları, kardeşleri, anneleri ya da babaları vardır. Bu coğrafyanın tarihi, toplu katliamlarla dolu. Bazen tek tek evinin önünde, bazen sokak ortasında, bazen Roboski’de, bazen Suruç’ta, bazen Ankara Garı’nda, bazen de Konya’da katledilen bir coğrafyanın çocuklarıyız, evlatlarıyız” dedi.

KÜRTLERİN KADERİ!

“Kürtlerin kaderine kurşunlar nasip olmuş. Bazen satırlar, bazen kör kurşunlar, bazen savaş uçaklarından atılan bombalar nasip olmuş” diyen Buldan, şöyle devam etti: “Kürtlerin kaderinde katliamlar, acılar, sürgünler, göçler, faili meçhuller, işkenceler var. Kürtlerin kaderi işte bu tür acılarla dolu bir kaderdir. Bir ekmek parası uğruna sınır ötesine gidip para kazanmak için çocuklarımızın, evlatlarımızın havadan atılan bombalarla katledilmesine tanık olduk. 33 düş yolcusu Kobanê’ye gitmek isterken, Kürtlerle ortak bir kaderi örmek isterken Suruç’ta katledildiklerini gördük. Barış dedikleri için, bu ülkeye demokrasi gelsin dedikleri için Ankara Garı’nda toplanan insanlara kurşunların sıkıldığını gördük.”

BU KATLİAM SIRADAN DEĞİL

Konya’nın Meram ilçesinde dün yapılan katliama dikkati çeken Buldan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Konya’nın Meram ilçesinde 7 kişilik bir aile sadece Kürt oldukları için hunharca, vahşice katledildi. Kurşunlar Kürdün bedenine girerken ırkçılar, faşistler televizyon kanallarında bir kez daha bu katliamı normal bir ölümmüş gibi yansıttıklarına tanıklık ettik. Hayır, bu katliam sıradan bir katliam değil, bu katliam göz göre göre gelen ırkçıların, faşistlerin aylardır organize ettiği, planladığı, arkasında büyük güçlerin olduğu, Kürtlerin katliamına onay veren bir zihniyetin girişimi sonucu gerçekleşti. Bu katliamı yapanların arkasında, 17 Haziran tarihinde İzmir il örgütümüzde Deniz Poyraz arkadaşımızın katledilişinde katile ‘İsmin ne abiciğim’ diye soran polisin ve onunla aynı zihniyette olan bir anlayışın olduğunu biliyoruz. Bu katliamın televizyon kanallarında her akşam HDP’yi ve HDP şahsında Kürtleri kinle, nefretle düşman gösteren bir zihniyetin ürünü olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Televizyon kanallarında bu ülkede siyaset yapan HDP’yi ve HDP’ye oy veren 6 milyon insanı hedef gösteren zihniyetin ürünü olduğunu biliyoruz.”

İSTİFA ÇAĞRISI

Katliamın önünü açan ve buna zemin hazırlayan, Türkiye’yi tehlikeli bir tuzağın içine çekmeye çalışan bir anlayışın bundan sonra bu tür saldırıların gerçekleştirmemesi için birlikteliğin önemine vurgu yapan Buldan, Kürtlerin yalnız ve sahipsiz olmadığının altını çizdi. Buldan, “Eğer geleceğimizi, yarınlarımızı, Türkiye’nin demokratik geleceğini düşünürsek bu olay karşısında sadece Kürtlerin değil, tüm demokrasi güçlerinin, siyasi partilerin, kendisine insanım diyen ve Konya’daki katliam karşısında vicdanı sızlayan herkesin bu katliam karşısında saf tutması gerekir. Buna dur demenin zamanının geldiğini herkesin bilmesi gerekir. Konya İl Emniyet Müdürü başta olmak üzere o bölgedeki valinin ve kaymakamın, il ve ilçe emniyet görevlilerinin bir an önce istifa etmesi ve o koltuğu bırakması gerekir. Sadece bununla sınırlı değil, bu ülkenin güvenliğinden sorumlu olan ve Sedat Peker’in ifşaatlarıyla her gün pisikleri, hukuksuzlukları, ahlaksızlıkları ortaya çıkan başta İçişleri Bakanı, AKP ve onun küçük ortağı olan MHP yetkililerinin de bir an önce istifa etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

HERKESİN SÖZÜ OLMALI

AKP-MHP’nin ötekileştirici ve düşmanlaştırıcı dilinin bu saldırı ve katliamlara zemin hazırladığını kaydeden Buldan, “Bunun için bir an önce istifa etmesi gerekenler, istifa etmeli ve olayı gerçekleştirenler de yargılanmalıdır. Bu mesele artık HDP’yi aşan bir meseledir. Sadece HDP’nin sahip çıkması gereken ve bu saldırılar karşısında sadece HDP’nin söz söylediği bir süreci geride bırakmamız gereken bir dönemdeyiz. Kendisine insanım diyen herkesin bu saldırılar karşısında söyleyecek sözü mutlaka olmalıdır” diye konuştu.

Derneğin kongresi, Buldan’ın konuşmasının ardından gündem maddeleri çerçevesinde devam etti. (MA)

%d blogcu bunu beğendi: