Gebze’de HDP mitinge katıldıktan sonra gözaltına alınan Soner Nayman, gözaltında olduğu süre boyunca polislerin sistematik şiddetine maruz kaldı. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli İl Örgütü, “Biz değiştireceğiz derhal istifa” şiarıyla 9 Ocak’ta Gebze’de bulunan Mevlana Kapalı Pazar Alanı’nda miting düzenledi. Binlerce kişinin katıldığı mitingin ardından gözaltına alınan Soner Nayman, polisin sistematik işkencesine maruz kaldı. Gözaltına alınırken darp edilen Nayman, emniyetten alınan ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklandı. İradesi dışında adli tutukluların bulunduğu bölümde tek kişilik hücreye konulan Nayman, avukatının yaptığı itiraz sonucunda 18 Ocak’ta serbest bırakıldı. Gözaltında maruz kaldığı polis şiddeti ve karakolda yaşadıklarını anlatan Nayman, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

KÜFÜR, HAKARET, ŞİDDET

Miting boyunca hiçbir sorun yaşanmadığını ancak sona ermesinin ardından HDP üzerindeki baskılara dikkat çekmek amacıyla slogan attıklarını belirten Nayman, bu sırada kendilerini takip eden 3 polis tarafından kimlik kontrolü yapıldığını söyledi. Kimliğini verdiği sırada polislerin küfür ve hakaretlerine maruz kaldığını aktaran Nayman, “Anneme küfürler etmeye başladılar. Israrla ‘Lütfen anneme küfür etmeyin. Annem rahmetli. Anneme küfür etmeyin ne yapıyorsanız yapın’ dedim. Ama onlarda ısrarla anneme ağza alınmayacak şekilde küfürler ettiler. Bunun için polisi ittim. İtince orada bir kargaşa yaşandı. Kargaşadan iki polis memuru kollarımı ters çevirerek, yaklaşık 60-70 metre yerde yüz üstü sürüklediler. Ardından ters kelepçeleyip yere attılar, tekme ve yumrukla vurmaya başladılar” şeklinde anlattı.

Yaşananlara tanık olan HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergelioğlu’nun araya girdiğini söyleyen Nayman, “Beni ayağa kaldırdı ve bırakılmamı istedi. Bir polis memuru da GBT’sine bakıp bırakacağız demiş. Bunun üzerine beni aldılar ve benim sırtımı bir duvara dayadılar. Bana ‘sen terör örgütü propagandası yaptın’ dediler. Böyle bir şey yapmadığımı dile getirdim. Ardından tekrar bana şiddet uyguladılar. Karnıma iki yumruk yedim. Oradan bir polis memuru ‘gözaltı kararı var’ dedi ve beni araca aldılar” dedi.

SİSTEMATİK İŞKENCE

Gözaltı aracına alındıktan sonra bir amirin de araca bindiğini ifade eden Nayman, “Bu kişi araçta bana yaklaşık 60 yumruk vurdu. Ardından karakola götürüldüm. Orada iri yapılı biri geldi konuştu. Konuşmada herhangi bir sıkıntı yoktu. Ama ayağa kalkarken, elinin tersiyle bana iki tokat vurdu. Ardından 3-4 polis birlikte üstüme gelip, kolumu ters çevirerek, kafamı koltuğun arasına koydular ve sırtımı yumruklamaya başladılar. Sistematik bir işkenceye maruz kaldım” ifadelerini kullandı.

Gözaltına alındıktan bir gün sonra çıkarıldığı mahkemece “örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla tutuklandığını belirten Nayman, götürüldüğü Kandıra Cezaevi’nde adli tutukluların bulunduğu bölümde tek kişilik hücreye konulduğunu söyledi. Nayman, “Polisler, cezaevindeki gardiyanlara ‘bu teröristtir, gereken muameleyi yapın’ dediler. Bu şekilde üzerimde bir psikolojik baskı kurmaya çalıştılar. Bu şekilde beni sindirmeye çalıştılar. Burada 8 gün boyunca hücrede kaldım. Ardından avukatımın yaptığı itiraz neticesinde serbest bırakıldım” diye konuştu.

Nayman, kendisine şiddet uygulayan polisler hakkında suç duyurusunda bulunacağını dile getirdi.

MA / Ferhat Çelik

%d blogcu bunu beğendi: