HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyü TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada, Batman’da yapılan taşıma ve yemek hizmetlerindeki usulsüzlükleri dile getirdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Necdet İpekyüz Meclis genel kurulunda, yaptığı konuşmada “Batman’da taşıma ve yemek hizmetleri verenler kimlerdir, hangi partinin yöneticileridir; gelin, bir çalışma yapalım. Hep araştırma önergelerimizi reddediyorsunuz. Yapan şirketler hep Adalet ve Kalkınma Partisinin ya yöneticiler ya akrabalarıdır” dedi.

İpekyüz’ün meclis kürsüsünden yaptığı konuşma şöyle:

“Tekrar, öğrencilerle ilgili, taşımayla ilgili ve yemek hizmetleriyle ilgili fiyatın güncellenmesini konuşacağız. Peki, Türkiye’de öğrencilere baktığımızda -tanımlarsak- işte, çocuklar ve gençler. Şimdi, iki hafta sonra 23 Nisan olacak; Büyük Millet Meclisinde, valiliklerde, kaymakamlıklarda, birçok yerde çocuklar oturacak ve haklarıyla ilgili konuşacak. Peki, biz burada çocuklara soruyor muyuz? Taşımalı sistemden memnunlar mı, nasıl taşınıyorlar, nasıl yemek yiyorlar, neler yaşıyorlar; hiç sormuyoruz. 

Bu torba yasa teklifleriyle beraber önümüze getirilenler hep ne ise… Eğitimi ve sağlığı ücretli bir hâle dönüştürdünüz. Var olan sistemde taşeronları… Bu iktidarda, taşeron –tırnak içinde- eşittir yandaşlar. Gelin, Türkiye’de bir araştırma yapalım veya benim vekili olduğum ilde bir çalışma yapalım. Batman’da taşıma ve yemek hizmetleri verenler kimlerdir, hangi partinin yöneticileridir; gelin, bir çalışma yapalım. Hep araştırma önergelerimizi reddediyorsunuz. Yapan şirketler hep Adalet ve Kalkınma Partisinin ya yöneticiler ya akrabaları. 

Sason’da imam-hatip lisesi öğrencilerini taşıyan minibüs 14 kişi taşıması gerekirken 26 kişi taşıdı geçen yıl, 4 araçla taşınması gereken tek araçla taşındı ve içinde tekstil işçileri vardı; 2 öğrenci, 2 imam-hatip öğrencisi, 2 kardeş yaşamını yitirdi; bir yıldır soruşturması bitmemiş. Şimdi fiyatları yükseltmeyi konuşuyoruz, yükseltelim, yakıt fiyatları yükselmiş ama asıl yapılması gereken taşeron değil, öğrencileri biz taşıyalım; birilerine rant alanı açmayalım. 

Yemek; her gün gazeteleri açın veya haberleri açın “Şu üniversitede, şu okulda öğrenciler zehirlendi, hastaneye taşındı.” Peki, denetliyor muyuz? Biz biliyoruz ki bir öğrenci 13 liraya, 16 liraya üç öğün beslenemez. “Fiyatlar artsın.” Peki, bu fiyatları denetliyor muyuz? Hayır, denetlemiyoruz. Geçenlerde de söyledim; 16 liraya Gerçüş’te sabah kahvaltı yapacaksın, öğlen yemek yiyeceksin, ara öğün yiyeceksin, akşamleyin yemek yiyeceksin ve sağlıklı bir genç, sağlıklı bir çocuk olacaksın ve bu eşit olacak. 

“Eğitim.” dediniz, “Kitaplar ücretsiz olacak.” dediniz; hay hay, ücretsiz oldu ama okullar ücretli oldu, her okul ücretli oldu. “Kayıtlar ücretsiz.” diyorsunuz; veliler okulla gittiği gibi kayıt parası, aidat, bağış… “İhbar edin.” diyorsunuz “Ya, temizlik malzemesi alamıyoruz.” diyorlar. Diyorlar ki: “Bir poşete tuvalet kâğıdı, deterjan, temizlik malzemeleri koyun, getirin.” veya “Biz, okulda temizlik yapanın parasını veremiyoruz.” Okul idaresi diyor ki: “Para verin.” Şimdi, bunları görmeyeceğiz, yemek ücretlerini artıracağız. Bizim, eğitimde kitapları ücretsiz vereceğimize en çok yoksulların, açlığın olduğu yerde, dezavantajlı yerlerde eğitimi özendirmemiz lazım, daha iyi beslememiz lazım. 

Bu “taşımalı” dediğimiz şey… 36 bin okul kapalı şu anda, Türkiye’de 36 bin tane okul kapalı. Bir düşünelim ya; 36 bin okul kapalı, bu köylerle ilgili ne yapabiliriz. Bu köyler en dezavantajlı, en çok ihtiyacı olan yerler ve biz diyoruz ki: Taşımalı da taşıyanın nasıl taşıdığı belli değil. Ama kent merkezinde siz kalkıp bakıyorsunuz bir yangın söndürücüsü var mı yok mu diye. Ya, biz HDP olarak -çalışmalarımızda- bir yere gittiğimizde yangın söndürücüsünün son kullanma tarihine bakıyorlar ama 5 kişi taşıması gerekirken, 10 kişi taşıması gerekirken, 20 öğrenci taşıması gerekirken 30 kişi taşıyana bir denetleme yok ve parayı veriyorsunuz, parayı artırmaya çalışıyorsunuz. Ya, geçen haftada söyledim, Kredi Yurtlar Kurumunda elektrikli cihazlar, “kettle”lar toplanıyor. Daha iki gün önce Batman’da öğrenciler “Biz beslenemiyoruz, pahalı. Geçinemiyoruz.” dediler, jandarma yurda çağırıldı, jandarma yurda çağırıldı öğrencilerin protestosu için. Öğrenciler niçin protesto ediyor? Diyorlar ki: “Biz yazılı başvurduğumuz hâlde yurt yönetimiyle konuşamıyoruz.” 

Arkadaşlar, bu iş taşeronlaşmayla olmaz, bu iş birilerine rant kapısı açarak olmaz. Sonra iki de bir burada “Fiyatları güncelleyelim. Fiyatları güncelleyelim.” Asıl olması gereken ücretsiz, nitelikli, eşit, erişilebilir ana dilinde sağlık, ana dilinde eğitim hizmeti verilmesidir. Taşıma olayını tartışalım, düşünelim. Nereden nereye geldik; eğitimciler memnun değil, sendikalar memnun değil, veliler memnun değil, öğrenciler memnun değil. Siz burada birileri adına karar verip sadece fiyatı yükseltmeye çalışırsanız gerçek sorunlardan uzaklaşmış olursunuz.

%d blogcu bunu beğendi: