DİYARBAKIR – İstinaf, MEBYA-DER Eşbaşkanı Yüksel Almas’a, cenaze ve eylemlere katılması nedeniyle verilen 10 yıl hapis cezasını, “cenaze ve eyleme katılmanın suç olmadığı” tespitini yaparak, “eksik gerekçe ve orantısız ceza” gerekçesiyle bozdu.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği’nin (MEBYA-DER) kapatılma davasını, aynı zamanda, cenazelere katılmayı “örgüt üyeliği” delili sayılması hakkında verilen hapis cezalarını etkileyecek bir karara imza attı. İstinaf, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 27 Şubat-3 Mart 2021 tarihlerinde arasında dernek yönetim ve üyelerinden 29 kişinin gözaltına alınması, haklarında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla dava açılması ve bazılarına ceza verilmesinin kapatılmaya gerekçe yapıldığı kapatma davasının seyrini değiştirecek bir bozma kararı verdi.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi, cenaze ve eylemlere katılmanın tek başına “örgüt üyeliği” suçunu oluşturamayacağını, bunun için “örgüt talimatı olması” gerektiği tespitini yaptı.

Verdiği orantısız ceza, sanık ve avukatlara yönelik negatif tutumuyla gündeme gelmesinden sonra siyasi davalardan el çektirilin Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin Almas’a verdiği 10 yıllık hapis cezasını inceleyen İstinaf Mahkemesi, “örgüt üyesi olmak”, “örgüte bilerek isteyerek yardım etmek” ve “örgüte sempati” duymanın yasal dayanaklarına işaret etti. Örgüt üyeliğini “örgüt hiyerarşine dahil olmayı ve alınan emir ve talimatları tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve ifa etmesi” olarak tanımlayan İstinaf, niteliği, işleniş biçimi ve meydana gelen zarar tehlikenin ağırlığı nedeniyle yoğunluk, çeşitlilik, süreklilik özelliği oluşmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenen suçların faillerinin da örgüt üyesi kabul edildiğini vurguladı.

‘DUYMAK SUÇ TEŞKİL ETMEZ’

İstinaf, örgüte sempati duymak, örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojini benimsemenin, yayınlarını okumanın, bulundurmanın, örgüt liderine sempati duymanın örgüt üyeliği için yeterli olmadığı değerlendirmesi yaptı. Yaptığı değerlendirmeler ışığında, Almas’ın derneğin suç teşkil etmeyen eylemelerine, özellikle ölen örgüt mensuplarının cenazesi ya da taziyelerine katılmasının tek başına delil ya da örgütsel faaliyet kabul edilemeyeceğini belirtti. İstinaf, Almas’ın gerçekleştirdiği her bir olay yönünden, örgüt talimatının bulunup bulunmadığının, sanığın eylemlere bu talimatla katılıp katılmadığının, her bir olay için sanık hakkında ayrıca soruşturma ve kovuşturma açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını kaydetti.

ORANTISIZ CEZA

İstinaf, sıraladığı eksiklikler giderilmeden, “eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle” hükmün kurulmasını, esasa yönelik eksiklik olarak değerlendirdi. İstinaf, verilen ceza oranının Türk Ceza Kanunun 61’inci maddesinde belirlenen cezanın altı ve üst sınırı kriterlerine uygun olmadığını, “fiilin ağırlığıyla orantılı ceza verilmesi” ilkesine aykırı olarak, sanığın durumuna ve dosya kapsamına denk düşmeyecek şekilde alt sınırdan orantısız biçimde uzaklaşarak fazla ceza tayinini hukuka aykırı olduğuna karar verdi.

Yerel mahkemenin kararını bozan İstinaf, Almas’ın tutukluluğuna yapılan itirazı, kuvvetli suç şüphesi ve kaçma şüphesi nedeniyle reddetti. (MA)

%d blogcu bunu beğendi: