Akademisyen Dr. Kameran Mentik, KDP’nin Türkiye tarafından kullanıldığını ve iradesinin kalmadığını belirterek, “KDP’nin toplum nezdinde kötü bir imajı var, halk onlardan rahatsız” dedi.  

Türkiye’nin KDP’nin işbirliğiyle Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerine yönelik başlattığı operasyon 5’inci gününe girdi. Hem havadan hem karadan başlatılan operasyona, Barzani ailesine bağlı özel güçler de dahil oldu. KDP’nin bu tutumuna karşı her kesimden tepkiler gelmeye devam ediyor. KDP’nin Türkiye ile işbirliğine tepki gösteren yazar ve akademisyen Dr. Kameran Mentik, Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırılarına ilişkin Rojnews’e konuştu. Mentik, “Bölgesel ve küresel gelişmelere bakarsak, Türkiye’nin saldırıları bu kez daha kapsamlı olabilir. Türkiye eskiden üç adım ileri gidiyordu ama bu defa daha kapsamlı bir şekilde; Türkiye, Irak ve Suriye’deki Kürdistan coğrafyasına girerek buralarda saldırı başlattı. Bu saldırıyı tek başına yapmak istiyor ama yapamıyor. Çünkü savunma güçleri var ve Türkiye’nin hayallerine izin vermiyor” dedi.

TÜRKİYE’NİN HEDEFİ

Mentik, Türkiye’nin yeni saldırısının hedeflerine dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye’nin saldırılarda iki hedefi var. Birincisi, Irak ile Türkiye arasındaki anlaşma kapsamında Brüksel hattına dönmek istiyor. Türkiye, 1925’te Irak ile yapılan bu anlaşmaya sırtını dönüyor. Çünkü o zamanlar Kürdistan topraklarının kendi topraklarına katmak istiyordu. Bu sebeple Irak’ı işgal ederek bu hatta güvenli bölge olarak bilinen bir bölge kurmak için Akdeniz üzerinden Efrîn’e saldırı başlattı. Bu amacı kapsamında Kürdistan’ı demografik olarak bölmek ve Türkiye-Irak-Suriye sınırında 30 ila 32 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge oluşturmak istiyor. Yani bu bölgeyi kendi askeri üssüne dönüştürmek istiyor” diye belirtti.

DEĞİŞİM OLASILIĞI VAR

Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ni kontrolüne ele geçirmek istediğine işaret eden Mentik, “1926’da bu bölgelerde Kürt statüsünün oluşmaması için Musul’u Irak’a vermeyi kabul etti. Bu amaç gerçekleşmediğinde, sarı bölgeyi de kapsayan (KDP bölgesi) bu bölgeleri ele geçirebilir. Türkiye’nin yeniden Kürdistan’ı ele geçirme hayalini engelleyecek hızlı bir değişim ihtimali var. Çünkü Türkiye, Kuzey Kürdistan ve Rojava ile Güney Kürdistan arasındaki sınırda 30 kilometre derinliğinde ve 444 kilometre uzunluğunda güvenli bölge oluşturmaya çalışıyor. Bu amaçla bölgenin demografik yapısını da değiştirmek istiyor” diye konuştu.

‘KDP İÇİNDE BÜYÜK BİR KRİZ VAR’

Federe Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin Türkiye ziyareti ve Erdoğan ile görüşmesine değinen Mentik, şunları söyledi: “Şu anda KDP kendini savunamayacak bir durumda. Toplum nezdinde kötü bir imajı var, halk onlardan rahatsız durumda. Parti içinde de büyük bir kriz var ve saldırılar karşısında Türkiye’ye karşı çıkabilecek bir gücü yok. Türkiye de saldırılarını meşrulaştırmak için kendisini müttefik olarak tanımlıyor ve kullanıyor. Böyle olduğunda Türkiye hiçbir siyasi gücün kendisi için yeşil ışık yakmasını beklemek durumunda kalmıyor. Onlar da Türkiye’ye gidip cumhurbaşkanıyla görüşmenin yanı sıra, Türkiye’nin işgali için uluslararası alanda meşruiyet sağlıyor. Türkiye’nin işgalinde ve saldırılarında başka bir rolleri yoktur.”

‘KDP’NİN İRADESİ KALMADI’

Mentik, KDP’nin siyasi ve askeri olarak iradesizleştirildiğini belirterek, “Temelde kontrolü altındaki tüm bölgeler ele geçirildi. Türkiye, Barzan’dan Hewlêr’e, Duhok’tan Amediye’ye kadar birçok yere yerleşmiş durumda. Öyle ki, Barzan’da KDP’nin egemenliğini aşındırarak dağların doruklarına yerleşti. Türkiye yavaş yavaş köy ve kasabalara giriyor. Bu da KDP’nin siyasi iradesinin kalmadığı ve güçsüz durumda olduğu anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

KDP’NİN ROLÜ SON BULACAK

Kürt medyasına KDP ve PKK arasında ortak bir zemin oluşturulması için bir yol bulma çağrısında bulunan Mentik, “Bütün dünyada ve bölgede ülkeler stratejik planlar, çıkarları ve anlaşmalarla meşguller. Ancak Kürtler bölünmüş durumda, birbirleriyle çatışıyorlar ve birbirleriyle meşguller. KDP şunu bilmeli ki, Türkiye’nin başlayan bu savaşta PKK zarar görürse, savaştan sonra KDP ile de işi kalmaz. Çünkü temelde Türkiye’nin KDP’ye sadece PKK ile savaşmak için ihtiyacı var. Türkiye bölgede yönetim kurarsa, KDP’nin bölgedeki rolüne son verecektir” dedi.

‘ORTAK PAYDADA BULUŞMA’ ÇAĞRISI

Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi güçlerin saldırılara tepkisizliğini eleştiren Mentik, şunları ifade etti: “Bana göre sadece Goran Hareketi ve YNK değil, tüm siyasi partiler ve tüm Kürt güçleri iradesiz bırakıldı ve bu duruma tepki göstermiyorlar. Nasıl olur da bir siyasi parti siyasi bir duruş sergileyemez. Nasıl bir siyasi parti toprakları işgal edildiğinde, ulusal bir tavır göstermez. Bu hükümet adına yapılıyor ama hükümet diye bir şey kalmamış. Türkiye heyeti bile hükümet heyeti değil bir partinin heyetiydi. Kürdistan davası şu anda karışık ve zayıflıyor. Kürtler ayaklanmalı. Bu dağınık durumda sadece düşmanlarına hizmet ediyorlar. Kürtleri tam da şimdi ortak payda aramaya ve birbirlerini suçlamaya son vermeye çağırıyorum.”

MA

%d blogcu bunu beğendi: