Pandemi tedbirleri gerekçesiyle gece 24.00’dan itibaren müziğin yasaklandığını açıklayan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösteren DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan,

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan  İzmir’de partisinin 1. Olağan Ödemiş İlçe Kongresi’nde konuştu. AKP’ye ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a sert sözlerle yüklenen Babacan, “‘Merkez Bankasının döviz rezervlerini pandemi döneminde harcadık’ diyor ya, ki daha önce de söyledim bu doğru değil. Milletin gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtıyorlar. Rezervleri pandemiden önce eritmeye başladılar. Pandemi başlamadan rezervler sıfıra düşmüştü zaten” diye konuştu. Babacan, Erdoğan’ın pandemi gerekçesiyle gece 24.00’dan itibaren müziğin yasaklanmasına ilişkin açıklamasında kullandığı, “Kimse kusura bakmasın” ifadelerine de tepki gösterdi.

‘ESAS SİZ KUSURA BAKMAYIN ERDOĞAN’

Babacan, “Esas siz kusura bakmayın Sayın Erdoğan. Bu toplum birbirine saygı duymayı sizin yasaklarınızdan öğrenmeyecek. Bu toplumun birbirine saygısı sizin yasakçı zihniyetinizden çok daha güçlü, merak etmeyin. Siz; inanç özgürlüğü yasaklanan, eğitim hakkı yasaklanan insanların onurlu mücadelesiyle iktidara geldiniz. Şimdi yıllarca özgürlük mücadelesi veren o insanlardan aldığınız yetkiyle, başka insanların özgürlüğünü kısıtlamaya çalışıyorsunuz. Biz buna izin vermeyeceğiz. Yasaklarla, baskılarla sanatı ve toplumu şekillendiremeyeceksiniz” diye konuştu.

‘MÜZİK ALETİNDEN SES ÇIKMASINI CORONAVİRUS MÜ SAĞLADI?’

Babacan, şunları söyledi:

“Neymiş, çok ses oluyormuş. Coronavirus’ten önce ses olmuyor muydu? Müzik aletinden ses çıkmasını Coronavirus mü sağladı? Pandemiyi, bu sağlık afetini, baskı mazeretine çevirdiler. Bu çok önemli bir zihniyet meselesi. Biz, toplumun tüm kesimleriyle el ele veren, karşılıklı saygının esas olduğu bir anlayışla yola çıktık. Yasaklara daha fazla müsaade etmeyeceğiz.

“Reçete çok basit. Aylardır söyleyip duruyoruz ama kopya çekmeyi bile beceremiyorlar: Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer.  Türkiye’yi yönetenlerin bunu büyük puntolarla masalarının üzerine yazmaları lazım. Her gün, sabah akşam, on defa onu okumaları, tekrarlamaları lazım. Yanlarında çalışanlara da ‘Bana günde on defa hatırlat; ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuktan geçer’ demeleri lazım. Ama maalesef bunların artık hakla hukukla ilgisi kalmamış.”