Gazeteci Sinan Aygül, bir kız çocuğuna yönelik cinsel istismar olayını haberleştirdiği nedeniyle aldığı hapis cezası İstinaf Mahkemesince onaylanması üzerine önümüzdeki günlerde cezaevine girecek.

Gazeteci Sinan Aygül’ün hakkında, Temmuz 2019’da Bitlis’in Tatvan ilçesinde bir çocuğa yönelik cinsel istismar olayını haberleştirdiği için “Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek” iddiasıyla dava açıldı. Tatvan 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında Aygül’e atılı suçlamadan 10 ay hapis cezası verildi. Kararda, “Sanığın suçlu kişilik özellikleri, suç işleme konusundaki ısrarı göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığı…” ileri sürülerek de herhangi bir indirime gidilmedi. Ayrıca söz konusu tarihte gazeteci Aygül başka bir haberden dolayı aldığı hapis cezasının infazının ardından denetimli serbestlik süresi içinde olduğundan dolayı aldığı ceza tekerrür kabul edilerek “Mükerrerlere özgü biçimde infaz edilmesine” karar verildi.

YEREL MAHKEMENİN KARARINI ONAYLADI

Aygül, aldığı hapis cezasını ise İstinaf Mahkemesi’ne taşıyarak itirazda bulundu. Aygül, yüksek mahkeme ve AİHM içtihatlarının da yer aldığı 6 sayfalık itiraz dilekçesinde kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, hakkında verilen cezanın iptalini istedi. Başvuruyu değerlendiren Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Aygül’ün başvurusunu karara bağladı. Kararda, yerel mahkemece verilen karardaki “10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle herhangi bir aykırılık bulunulmadığı savunuldu. Mahkeme kararla birlikte İstinaf başvurusunun esastan reddine hükmetti.

Aygül, bu kararla birlikte çocuğa dönük cinsel istismarı ortaya çıkardığı için cezaevine girecek. Aygül hakkında verilen kararın kesinleşmesiyle birlikte daha önceki davalardan almış olduğu Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verilen iki davanın hapis cezaları da kesinleşmiş olacak.

‘FAİL SERBEST, SUÇU ORTAYA ÇIKARAN MAHKUM’

Kararı değerlendiren gazeteci Sinan Aygül, yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Açıkçası her şeye rağmen, basın özgürlüğünün olmaması ve adaletsiz hukuk düzenine rağmen karara şaşırdım. Bir kız çocuğuna alenen bir cinsel istismar olayı var. Zanlı hiç gözaltına alınmamış, elini kolunu sallayarak gitmiş. Ben görüntülere ulaştığımda ilkin emniyet müdürüne sordum durumu. Ancak müdür bana cevap vermek yerine dolaylı yoldan haber göndererek haber yapmamamı telkin ediyor. Ortada bir suç var, haber alma hakkı var. Ben haber yaptıktan sonra bütün yerel ve yaygın basında yer aldı. Suçun şüphelisi yakalandı ve hakkında ‘Nitelikli cinsel istismar’ suçundan dava açıldı. Haberde ne soruşturma olumsuz etkilenmiş, ne şahıs hedef gösterilmiş ne lekelenme hakkı ihlal edilmiş ne de mağdur tarafın haberden dolayı bir mağduriyeti oluşmuş. Aksine haber yapmazsak üzeri örtülecekti, belliydi bu. Buna rağmen çok garip bir şekilde yürütülen soruşturma, kovuşturma aşamalarından sonra 10 ay hapis cezası aldım. Yine şüpheli şahıs hakkında ‘Nitelikli Cinsel İstismar’ iddiasıyla dava açılmasına rağmen, öğrendiğim kadarıyla aşamalarda mağdur ifadeleri değiştirilmeye çalışılmış ancak mahkeme dikkate almayarak 5 yıl hapis cezası vermiş ve tahliye etmiş. Çok açık deliller olmasına rağmen, şüpheli serbest ama haberi yaparak suçu ortaya çıkaran gazeteci cezaevine giriyor. ”

‘İSTİNAF MAHKEMESİNİN DE KARARI YANLIŞ’

Mahkeme kararının İstinaf Mahkemesinde onaylanmasının haksız bir karar olduğuna dikkat çeken Aygül şöyle devam etti: “Dosyaya 6 sayfalık itiraz dilekçesi yazdım. Usule dair eksikleri tek tek yazdım, esasen suçun oluşmadığı, isnat edilen suçun oluşması için şartların gerektiği, şartları oluşmayan suçun işlenemeyeceği hatta suçun konusunun yokluğu durumunda teşebbüse elverişlilik sorununun bile olduğunu bunun da uzun bir tartışma konusu olduğunu yazdım. Ancak istinaf tek sayfalık gerekçeli kararla, itirazımı hem kabul edip hem reddetti. ‘Doğru suç oluşmadı ama başka bir suç oluştu’ diyor. Mahkemenin suç görüp ceza verdiği konuya değil başka bir konudan ceza verdi. Ve verirken de ne tatmin edici bir gerekçe sundu istinaf mahkemesi ne de ek savunma hakkı verdi. Bence bu karar da, aleyhe bozma yasağından tutun suç ihdas etmeye kadar bir dizi ilkeye aykırı ve yanlış. İstinaf mahkemesinin kararı kesin. Bundan sonra önce Anayasa Mahkemesi sonra da AİHM’e gerekli başvuruları yapacağız. Basın ve ifade özgürlüğünü baskı altına alan bir karar olmasının yanı sıra ne yazık ki toplumda çokça dillendirilen ‘tacizcileri, tecavüzcüleri koruma’ algısını da güçlendiren kamuoyu vicdanını yaralayan bir karar oldu ne yazık ki.”

İstinaf kararında usule aykırı konular olduğuna dikkat çeken Aygül’ün avukatı Fırat Epözdemir ise, “Müvekkil gazeteci olup, toplumun tüm kesimini ilgilendiren bir konuda paylaşım yapanlardan biridir. Öncelikle bahsi geçen paylaşımın ilk olarak müvekkil tarafından yapıldığı usulüne uygun delillerle ispatlanamamıştır. Ayrıca müvekkilin dava konusu görüntüleri paylaşım anında herhangi bir yayın yasağı da bulunmamaktadır. Yine, tüm toplumu ilgilendiren bir konudaki görüntülerin paylaşılması basın özgürlüğü kapsamında üstün kamu yararının gereğidir. Durum bu kadar açıkken müvekkilinin beraat yerine tecziyesine gidilmiş olması doğru değildir. Öte taraftan istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından, müvekkil hakkında ilk derece mahkemesi tarafından TCK 285/1’den verilen ceza kaldırılarak TCK’nın 285/5. Maddesi tatbik edilmiştir. İstinaf mahkemesi tarafından müvekkilin ek savunması alınmadan müvekkilin bu şekilde cezalandırılmış olması da bize göre usule aykırıdır” dedi.

Önümüzdeki günlerde cezaevine girecek olan gazeteci Aygül’ün ne kadar süre cezaevinde kalacağı ise aldığı ceza tekerrür olduğu için İstinaf Mahkemesi’nden dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesi ve önceki cezasıyla yeni cezanın toplanarak hesaplanmasından sonra belirlenecek.