Gardiyanların işkencesi sonucu yoğun bakımda olduğu iddia edilen Halil Kasan, annesiyle yaptığı son telefon görüşmesinde ‘Anne beni kurtar’ diyerek yardım istedi.

Atı Gerçek’ten Yağmur Kaya’nın haberine göre, Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde gardiyanların baskı ve işkencesinin ardından yaşamına son vermek isteyen 6 tutukludan Serhan Yılmaz yaşamını yitirdi. Tutuklu Coşkun Ağca, Abdulmenav Çetin, Halil Kasan, Tolga Okçu, Orhan Hacıoğlu, H. Masal ve Ali adlı tutuklulardan ise haber alınamıyor.

+Gerçek’e konuşan yoğun bakımda olduğu iddia edilen tutuklu Halil Kasan’ın annesi Beyaz Selik, oğlu ile en son 8 Nisan tarihinde telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini, oğlunun can güvenliğinin olmadığını söyledi. Oğlu Halil Kasan’ın her telefon görüşmesinde gardiyanlar tarafından öldüreceğini ifade ettiğini vurgulayan anne Selik, gardiyanların oğlu Halil’i havalandırmaya götürerek burada işkence ettiğini ve gardiyanların  “Üzerinde İp var mı? Kendini öldürsene, assana” şeklinde  baskı kurduğunu söyledi.

Anne Selek, oğlunun 14 yaşında tutuklandığını ve oğluna yönelik işkencenin bu yaşlarda başladığını belirtti. Oğlu Halil’in İstanbul İkitelli’de çetenin eline düştüğünü ifade eden anne, bu çete üyelerinin baskısı sonucu Denizli’ye yerleşmek zorunda kaldığını söyledi. Anne Selek, yoksulluk nedeniyle bir kez olsun oğlu Halil’i görmeye gidemediğini vurguladı. 

SÜREKLİ ÖLDÜRÜLECEĞİNİ SÖYLÜYORDU

Anne Selek, “Cezaevi yönetimi, oğluma, ‘senin kimden yok, senin ziyaretçin yok’ diyorlar. ‘Anne gel, anne gel’ diyordu. ‘Oğlum gelemiyorum’ diyordum. Çocuğum sürekli kendisini öldüreceklerini söylüyordu. Sürekli bana işkence ediyorlar, sürekli hücrelere atıyorlar. Bir çocuk sürekli bunu der mi? Anne beni hücreye koyuyorlar, farelerden korkuyorum. 

‘OĞLUM SENELERDİR BU İŞKENCEYİ YAŞAMIŞ’

‘Oğlum neden ağzın yamulmuş’ diyordum, ‘Anne bana burada çok eziyet ediyorlar.’ ‘Oğlum burnuna ne olmuş’,  ‘beni dövdüler. Burnumu kırdılar’ diyordu çocuk. Oğlum senelerdir bu işkenceyi yaşamış. Çocuğun ağzı, yüzü konuşmaya tutmuyor. Buna hangi anne dayanır. Ben artık yaşamaktan vazgeçtim. Oğlumun bana yakın gelmesini istiyorum. En azından Denizli Cezaevine versinler. Ne olursa olsun. Mahkumdur. El alem götürdü hayatını mahvettiler. Evladımı diri diri öldürdüler. Allah benim hakkımı bırakmasın.

‘ANNE KURTAR, BENİ ÖLDÜRECEKLER’

Gardiyanlar tarafından işkenceye uğradını söylüyordu. Cezaevi müdürü hep bunları tutuyor (Gardiyanları). Herkes birbirini tutuyor’ diyordu.  

En son cuma günü çocuğum beni aradı. ‘Anne kurtar beni. Sesimi duyur. Kurtar beni, anne beni öldürecekler. Beni kurtar’ diye feryat etti. ‘Ne oldu oğlum’ dedim. ‘Anne işkence ediyorlar bize. Yumuşak (Süngerli oda) odaya atıyorlar, beni dövüyorlar. Çabuk avukat gönder. Avukat acil gelsin’ dedi.” Anne Selik, oğlu Halil’den haber alamadığını, cezaevini aradığında ise telefonun yüzüne kapatıldığına dikkat çekti. 

Anne Beyaz Selik, oğlu Kasan ile yaptığı telefon görüşmesini kayda aldığını söyledi. Halil Kasan görüşme de  şunları söylüyor: 

‘SAKALLARIMI ELLERİYLE YOLDULAR’

“Tarih olarak 6 Nisan 2022. Saat 07:30 gibi sayım esnasında arkadaşımıza tokat attılar. Oruçlu oruçlu, ortada hiçbir şey yokken. Küfür ediyorlar. Hastalığımdan dolayı, psikolojik sorunlarımdan dolayı atak geçirdim. Bu nedenden dolayı bana birçok zulüm yaptılar. Beni alıp bahçeye götürdüler. Bir ton dövdüler. Ondan sonra koğuşa sayım, arama bahanesiyle geldiler. Dövdüler, hakaret ettiler. Sakallarımı elleriyle yoldular. Botlarla kafama vurdular. Ondan sonra kendilerini haklı çıkarmaya çalışıyorlar. Bizden davacı olmak için tutanak tutuyorlar. Onlara (gardiyanlar) herhangi bir temasta bulunmadık. Buna rağmen bizim hakkımızda dava açıyorlar. 

‘GARDİYAN ‘KENDİNİ ÖLDÜRSENE, YANINDA İP YOK MU?’ DEDİ’

Beni bahçeye attılar. Gardiyan, ‘Kendini öldürsene, yanınd ip yok mu?’ dedi. Gardiyan akkabımı getirdi. Bende kendimi astım. Yalandan gelip kurtarmaya çalışıyorlar. Karar vermişiz, kendimizi öldüreceğiz. Burada 5-6 kişi daha var. Coşkun Ağca, Orhan Avcıoğlu, bir çocuk var adı Tolga… Bir sürü kişi var. 

‘PİSLİĞİN İÇERSİNDE BİZİ YATIRIYORLAR, RAPOR ALAMIYORUZ’

Burada pisliğin içinde bizi yatırıyorlar. Yatak yok, ekmek yok… 50-70 kişiyi üst üste yatırıyorlar. Doktordan rapor aldığımız taktirde ‘bunun ikinci bir seansı daha olur’ diye tehdit ediyorlar. Bizde korkumuzdan rapor alamıyoruz. Can güvenliğim yok.

Halkaların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Avukat Züleyha Gülüm, Adalet Bakanlığı’na sorumluluğu yerine getirme çağrısında bulundu: 

HDP’Lİ GÜLÜM’DEN YETKİLİLERE ÇAĞRI

Gülüm, “Silivri Cezaevi’nde son süreçte çok ciddi sorunlar var ve aileler çok tedirgin. Adli mahpusların olduğu 5 Nolu A10 koğuşta gerçekleşmiş iddia edilen olaylar. 6 Nisan da gardiyanların mahpusları başka bir bölgeye götürerek işkence ve kötü muamele de bulunduğunu ailelerini arayabilen mahkumlar haber vermiş.

Ailelerini arayan mahpuslar ağır koşullara artık dayanamadıklarını ya bunlar bizi öldürecek ya biz kendimizi Bir daha sizi arayamayabiliriz dediklerini belirten Züleyha Gülüm bu iddialar üzerine cezaevini aradığını iddiaları sorduğunu cezaevi yönetiminin böyle bir şey yok dediğini aktardı. Ayın 8’nde hastaneye kaldırılan mahpuslar olduğunu öğrendik fakat sayıyı tespit edemedik 5-6 kişi olduğu söylendi yine cezaevi yönetimi aradık Bir görevli çıktı yine öyle bir olay olmadığını iddia etti.

YETKİLİLER YALANLADI, TUTUKLU HASTANEDE ÇIKTI

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü açıklama yayınlayıp iddiaların doğru olmadığını söyledi. Fakat aynı gün bir mahkumun ailesine oğlunuz hastaneye kaldırıldı yoğun bakımda dendi. Aile hastaneye gittiğinde çocuğunun yaşamını yitirdiğini öğrendi.

‘YERKİLİLER ADIM ATMAK ZORUNDA’

Bu yaşanan ölüm aynı zamanda bu iddialara delil oldu.  Bir kişinin yoğun bakımda olduğuna dair duyumlar aldık. Aileler çok tedirgin Bir kısmı günlerdir Silivri Cezaevi önünde çocuklarına dair bilgi almak için bekliyor henüz bir cevap alamadılar. Yetkililer bu konuda bir adım atmak durumunda’ dedi. 

%d blogcu bunu beğendi: