HDP Batman Milletvekilli Necdet İpekyüz yeni Hasankeyf’in atık sularının baraj göletine bırakılmasını Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sordu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekilli Necdet İpekyüz, tarihi Hasankeyf’in sular altında bırakılması sonrası inşa edilen yeni Hasankeyf’in atık sularının DSİ ile AKP’li belediyenin yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle 1 Haziran’dan bu yana arıtılmadan baraj göletine dökülmesini meclise taşıdı. İpekyüz, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması talebiyle meclise sonu önergesi verdi.

Pakdemirli’nin yanıtlaması talebiyle verilen önergede, insanlık tarihinin keşfedilen en eski yerleşim birimlerinden, 12 bin yıllık, Hasankeyf’in sular altında bırakılmasıyla beraber inşa edilen yeni Hasankeyf’in atık sularının DSİ ile AKP’li belediyenin yaşadığı yetki anlaşmazlığı nedeniyle 1 Haziran’dan bu yana, arıtılmadan, baraj göletine akıtıldığı hatırlatılmasında bulunuldu.

Önergede bu süreçte iki kurum arası yaşanan yetki devri anlaşmazlığı dolaysıyla şehrin kirli sularının nehre aktığı bununda insanların yaşam alanını kısıtlayan ağır bir kokuya sebep olduğu belirtilerek, “ Hem de göletteki canlı yaşamını tehlikeye atmaktadır. Tarihi, kültürel ve ekolojik bir mirasın yıkımına sebep olan Hasankeyf Barajı yapılmadan önce kamuoyuna su altı turizmi yapılacağı vaadinde bulunulmuş fakat gelinen nokta canlı yaşamını tehlikeye atmıştır. Bunların yanı sıra ilçede içme suyu sorunu yaşanmakta ve bu da ciddi mağduriyetlerin yaşanmasına sebep olmaktadır” denildi.

Pakdemirli’nin yanıtlaması talebiyle şu sorular yönetildi: “DSİ’nin atık su arıtma tesisinin işletme hakkını devretmeye çalışması sonrası bölgede yaşayan canlıların sağlığı tehlikeye düşmüş, doğa tahrip olmuş ve atık sular baraja akıtılmıştır. Belediyenin yüksek maliyet sebebiyle bünyesine katamadığını atık su arıtma tesisinin devredilmeye çalışılmasının gerekçesi nedir?

İçme suyu yaşanan ilçenin bu sorununu çözmeye dönük çalışmalarınız var mıdır?”
Kurum’un yanıtlaması talebiyle verilen önergede ise AKP’li Hasankeyf Belediyesi’ne devredilmesi beklenen tesisin belediyenin “bütçemiz yok, eğer alırsak bütçemizin yüzde 60’ı bu tesise gider” yanıtı nedeniyle tesisin atıl duruma düştüğü hatırlatılarak, “Bu süreçte iki kurum arası yaşanan yetki devri anlaşmazlığı dolaysıyla şehrin kirli suları nehre akmakta bu da hem insanların yaşam alanını kısıtlayan ağır bir kokuya sebep olmakta hem de göletteki canlı yaşamını tehlikeye atmaktadır.

Tarihi, kültürel ve ekolojik bir mirasın yıkımına sebep olan Hasankeyf Barajı yapılmadan önce kamuoyuna su altı turizmi yapılacağı vaadinde bulunulmuş fakat gelinen nokta canlı yaşamını tehlikeye atmıştır” denildi.

  • Kurum’un yanıtlaması talebiyle şu sorular yöneltildi:
  • *Arıtma Tesisinin aylık işletme maliyeti ne kadardır ve söz konusu kaynak nerelerden sağlanmaktadır?
  • *Arıtma tesisi işletmesinin devamlılığını sağlamak için Belediyeye kaynak aktarılacak mıdır?
  • *Bakanlığınız tarafından atık suların baraja akıtılmasının ortaya çıkardığı ekolojik zararlara ilişkin bir çalışmanız var mıdır?
  • *Bölgede yaşayan canlıların sağlığını tehlikeye atan ve doğanın tahrip olmasına sebep olan atık suların baraja akıtılması, arıtma tesisine rağmen, neden devam edilmektedir?