Suriye ve Irak’a yönelik 18 tezkere çıkarıldığını hatırlatan HDP’li Necdet İpekyüz, “Eğer 19 yıllık iktidarda 18 kez tezkere yapılmış ama çözüm olmamışsa o zaman gerçek nedene yönelmemiz lazım” dedi.

CHP Milletvekili Fikret Şahin, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi’nin Dışişleri Bakanlığı bütçesine dair konuştu.

Şahin, “Suriye konusunda ne yapmayı planlıyorsunuz? Bir 10 yıl sonra Suriye konusunda nerede olacağız? Acaba sıkıntılar yaşıyor musunuz? Mültecileri geri göndermeyi düşünüyor musunuz?” sorularını yöneltti.

‘18 TEZKERE ÇIKARILDI ÇÖZÜLDÜ MÜ?’

Suriye ve Irak’a yönelik 18 tezkere çıkarıldığını vurgulayan HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz, “Çözülmüş mü? Bakın, bu 18 tezkerede dönem dönem, mesela Cemil Çiçek ne demiş: ‘Demokrasi çözüm için müsait bir ortamın hazırlanması bakımından önemlidir, tezkereler çözüm değildir’ Biz mi söyledik bunu? Ama şimdi ben söylesem ‘Ya, böyle şey mi olur?’ diyeceksiniz, bunu Cemil Çiçek söylemiş. Başka, mesela İsmet Yılmaz, Millî Savunma Bakanlığı yapmış, arkadaşlar demiş ki: ‘Bu son tezkere, umarım bir daha uzatmayacağız.’ Bunu söylemiş 2012. Yani iktidarda olmak kimi zaman bir şey söyleyip ikinci gün reddetmek değildir. Koşullar değişebilir ama çözüm bulmuyorsa o zaman sormak lazım, ‘Biz çözümü nasıl bulabiliriz?’ Eğer 19 yıllık iktidarda 18 kez tezkere yapılmış, her seferinde gazeteler, manşetler, televizyonlar, algılar- yani yaşamını yitirenlere Allah rahmet eylesin- ama çözüm olmamışsa o zaman bizim gerçek nedene yönelmemiz lazım” dedi.

‘KÜRT MESELESİ KONUŞULDUĞUNDA KIYAMET KOPUYOR’

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde, Anayasa Mahkemesi’nde bir karar çıktığında ‘Biz gerekirse düzeltiriz, önlemini alırız’” denildiğini hatırlatan İpekyüz, devamla şöyle konuştu: “O yüzden Osman Kavala önemli oluyor, o yüzden Demirtaş davası önemli oluyor. Ne oldu? Bakın, Davutoğlu sizden önce o koltukta oturuyordu, Davutoğlu şimdi diyor ki: ‘30 Kasım’a kadar karar vermek zorundalar.’ Aynı Davutoğlu ne diyordu: ‘Komşularla sıfır problem.’ Şimdi, problem değil; ilişki kalmadı, komşularla ilişki kalmadı. Neredeyse bütün sınırlarımızı Diyarbakır Surları gibi beton duvarlarla öreceğiz, açmamız gerekirken bu şekle dönüştü. Suçla mücadelede, diğer konularda epey bir gerileme var; buradan bakınca öyle görünüyor, oradan bakınca da öyle görünüyor. Bizim, ortak, bunları çözebilmemiz lazım. O nedenle dış ilişkilerin -en önemli şey- müzakere, diyalog, barışçı bir şekilde komşularla problemleri çözmek üzerine kurulması lazım. Kürt meselesi ve Kürdistan konuşulduğunda çok kıyamet kopuyor.”

%d blogcu bunu beğendi: