ERZURUM – HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, demokrasinin gerçek güvencesinin yerel demokrasi olduğunu vurgulayarak, “Demokrasiyi kuracak gerçek güç, kurduğumuz ittifaklarla, halkların desteğidir” dedi. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, beraberindeki heyetle birlikte partisinin yönetiminde olan Karaçoban Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Eşbaşkanı Halit Uğun ve belediye çalışanları tarafından karşılanan Sancar, ardından belediye binasına geçti. İlçede yaşanan sorunları dinleyen Sancar, partililerle sohbet etti. Sancar, daha sonra katıldığı temel atma törenine halka seslendi. 

İktidarın baskı ve zulüm rejimi olduğunu dile getiren Sancar, “Gaspın en açık ve ağır örneği de halkın iradesinin gasp edilmesidir. Bu iktidar ve bu iktidarın kurduğu rejim halkın iradesini kayyımlarla gasp etmiştir. 2016’dan itibaren devreye sokulan kayyım rejimi şimdi ülkenin tamamına yayılan bu despotik yönetimin temelini oluşturmuştur. O zaman da söyledik, kayyım rejimi ve kayyım kararları sadece Kürt halkına, sadece HDP’li belediyelere karşı değildir. Bu bütün ülkeye yayılmak istenen bir sistemin ilk adımlarıdır, alıştırmaları ve laboratuvarıdır. Keşke yanılsaydık ama haklı çıktık. 2016’da belediyelerimize el koydular ama irademizi kıramadılar. 2019 yerel seçimlerinde öyle bir yol izledik ki hem belediyelerimizin büyük bir kısmını geri aldık, kayyımları süpürdük kovduk büyük şehirlerde batıda bu iktidara kaybettirdik. Böylece yeni başlangıç umudunun temellerini attık. Bunu yapan HDP’ydi, sizlerdiniz, halkımızın iradesiydi. 2019 yerel seçimlerinde kayyımları, bizim belediyelerden silip süpürdük. Kürt şehirlerinin büyük bir kısmını aldık ama bununla yetinmedik ‘batıda da demokrasinin yolunu açmak için bu rejime kaybettireceğiz’ dedik. Gücümüzü gördüler. 65 belediye kazandık bunların bir kısmı KHK sahtekarlığı ile elimizden alındı. Daha sonra da rejim kayyım uygulamasını devreye soktu ve şimdi elimizde 6 belediye var” dedi. 

HALKÇI BELEDİYECİLİĞİK 

İktidarın HDP’nin halkçı bir yerel yönetim modeli kuracağından ve bunun bütün ülkeye örnek olacağından korktuğunu söyleyen Sancar, “Nitekim bütün eksiklerimize rağmen elimizdeki belediyelerde sosyal ve kamu yararını gözeterek halk için çalışmalar yürüttük. O belediyelerimiz gençler, kadınlar, halkın tümü için, yoksullar için çeşitli hizmetler kurumlar ürettiler. Kültürümüzün gelişmesi için başta Kürt dili ve kültürünün gelişmesi için bütün kültürlerin birlikte yaşayabileceği zeminler için çalışmalar yaptık. Bu gerçek anlamda demokratik belediyeciliktir, yerel yönetimlerdir, halkçı belediyeciliktir. Kamu için hizmet modelidir. İşte bundan korktular ve belediyelerimize kayyım yöntemiyle el koydular. Fakat mücadelemiz bitmezdi, elbette irademizi kıramazlardı. Buna rağmen mücadelemizi çalışmalarımızı sürdürdük, daha da büyüteceğiz, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi burada belediye eşbaşkanlarımız, yöneticilerimiz ve halkımız Karaçoban’da demokratik yerel yönetimin nasıl olması gerektiğine ilişkin örnekler vermeye devam ediyorlar. Gelir çok sınırlı, kuşatılmış durumda iktidar elinden her türlü oyunu oynuyor ama elde kısıtlı imkanlarla Karaçoban Belediyesi halka hizmet etmeye devam ediyor” diye konuştu.

HALKA HİZMET ANLAYIŞI

Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün burada bulunmamızın vesilesi de bu hizmetlerin açılışını yapmaktır. Demek ki bu mesele halkı düşünme meselesidir, kaynak yaratırsınız, halk ile birlikte çalışırsanız, hizmet üretirsiniz. Demek ki çalmamak şartıyla halka hizmet mümkün, işte bizim belediyeler çalmıyor çırpmıyor halk için çalışıyor ve hizmet üretmeye devam ediyor. Kendi belediyelerine milyarca lira kaynak aktarıyorlar, hibeler arıyorlar istedikleri kadar kaynak aktarıyorlar ama hizmet yok çünkü hırsızlık sistemi var halktan çalma var. Biz halktan çalma değil halka hizmet anlayışını yerleştirmek için mücadelemizi büyütüyoruz. Bugün burada açılışını yapacağımız hizmetlerin hepsi hayırlı olsun hem Karaçoban halkımıza hayırlı olsun hem de ülkenin diğer bölgelerindeki halklarımıza ilham olsun istiyoruz.

REJİM GASP ETMEK İÇİN VAR

Bundan iki hafta önce Silopi’deydim. Silopi Belediyesi de elimizde kalan 6 belediyeden biri. Orada gördük çalışmalar bütün kısıtlamalara baskılara ve kuşatmalara rağmen halk için devam ediyor. Burada şehir içi ulaşımın mümkün olduğunu gösteriyoruz. Şimdi halk ekmek fırını kuruluyor, bu fırının günde 10 bin ekmek üretmesi planlanıyor, onun ununu üretmek için 200 dönümlük araziye de buğday ekiminin alt yapısı hazırlandı. Eğer çalmasanız çırpmasınız halkın ekmeğini üretebilirsiniz. Ama bu rejim halka ekmek üretmek değil halkın ekmeğini gasp etmek için vardır. Bu rejim halkın ekmeğini gasp ediyor halkın iradesini gasp ediyor ve şimdi de bu ülkede yaşayan bütün insanların iradesini gasp etmek için her türlü yolu deniyor. Ama karşısında büyük bir irade inatçı kararlı bir mücadele var o mücadelenin iradenin adı bizleriz sizlersiniz halk desteği ve gücüdür. 

YOL HARİTASINI AÇIKLAYACAĞIZ

Biz bu mücadeleyi tek başımıza yürütmenin yeterli olmayacağının farkındayız. Bu kadar despot bir rejime, böyle zalim bir yönetime, bu kadar talana ve tahribata karşı en geniş demokrasi ittifakını kurmak gerektiğini söylüyoruz. İstiyoruz ki her yerde demokrasi isteyen, adaletten yana kesimleri bir araya getirelim ve bu mücadeleyi ülkenin her tarafında, en geniş kesimlerle birlikte yürütelim. Bunun en somut sonucu Emek ve Özgürlük İttifakı’dır. Emek ve Özgürlük İttifakı’nı oluşturduk, 24 Eylül’de İstanbul’da büyük bir şölenle bunun ilanını da yol haritasının açıklamasını da yapacağız. Ama sadece bununla sınırlı kalmayacağız. Bu ittifakını en geniş demokrasi mücadele birlikteliğine dönüştürme mücadelesi devam edecek. Demokrasi yerelde kurulur, yerelde demokrasi yoksa merkezde demokrasi olmaz. O nedenle demokrasi mücadelesini de yerelde örmek lazım. Bulunduğumuz her yerde bütün demokrasi güçleri ile bir araya gelmek için elimizden gelen her türlü çabayı göstermeliyiz. Sadece bizler genel merkez yöneticileri diğer partilerin yöneticileri bir araya gelerek bu işi hallettik duygusuna kapılmamamız lazım. Her bir yerde, ilde, ilçede hatta köyde ne kadar demokrasi gücü varsa onları bir araya getirecek çalışmayı hepimiz yürütmek zorundayız. 

ÇÖZÜM ADRESİ GÖSTERECEĞİZ

Önümüzde seçimler var milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi. İşte biz meclis seçimine bu büyük ittifakla girmek istiyoruz. Halkların gücünü ve iradesini bu ülkenin çözüm adresi haline getireceğiz. Bu seçimler yeniden inşa yeni bir başlangıç için büyük bir imkandır. Bir araya gelirsek bu birlikteliği büyütürsek geçmiş seçimlerinde öyle bir güç ortaya çıkaracağız. Hiç kimse bunu görmezden gelemeyecek, hiç kimse bu iradeyi hesaba katmadan bir şey yapamayacağını öğrenecek. Bunu da hep birlikte yapacağız. Bizler mevcut rejime bu iktidara karşıyız ve ona karşı da en güçlü mücadele ve direnişi ortaya koyuyoruz.

‘İKTİDARA KAYBETTİRECEĞİZ’

Bizim bu mücadelemiz bu iktidara iki kez yenilgiyi açık ve net şekilde yaşatmıştır. 7 Haziran’da 2015 ve 31 Mart 2019 ve tekrarlanan İstanbul seçimleriydi. Şimdide kaybettireceğiz. Kaybettirecek gücümüz var ama biz kaybettirmekle yetinen bir parti değiliz. Biz kazanmak için çalışacağız. Bu rejime kaybettireceğiz ama bu ülkeye kazandıracağız. Bu ülkenin halklarına kazandıracağız, demokrasiyi kazandıracağız, barışı kazandıracağız, adaleti, kazandıracağı sömürüyü ortadan kaldıracağız. Onurlu yaşamı kazandıracağız. İşte şimdi hedefimiz bu rejime kaybettirirken, onun yerine başka kılıflarda başka bir kadronun gelmesini de engellemektir. Yani aynı anlayışın farklı partilerle ve kişilerle yönetilmesini istemiyoruz. Bu rejimi de karşıyız eski rejimi getirmek isteyenlere de karşıyız. Biz yeni bir başlangıç istiyoruz. Yerel demokrasi ve bunun üzerine kurulacak güçlü bir demokrasi bu ülkede savaş politikalarını bitirecek savaşa, kanı, talanı durduracak gerçek ve güçlü demokrasiyi kurmak istiyoruz. Bunu da ancak hep birlikte yapabiliriz. Yapacağımızdan da hiç kimsenin şüphesi olmasın. 

HALK UMUDU GÖRÜYOR 

Burada sizlerin heyecanını, bu desteğini, yol boyunca halkımızın coşkulu selamını gördük. Bugün ülkenin çeşitli şehirlerinde heyetlerimiz dolaşıyor her yerde aynı heyecanı görüyoruz. Halkımız umudun nerede olduğunu görüyor, halkımız umudun kaynağıdır, kendi kaynağından çıkan iradenin de çözüm gücü olduğunu biliyor işte o da bizleriz. Gerçekten de HDP halktır, bakın kumpas davaları açıyorlar, kapatma tehditleri sürüyor, her gün operasyonlar, gözaltılar ama asla diz çökmüyor bu halk. Asla boyun eğmiyor. Tam tersine bütün bu zulme, zorbalığa karşı iradesini ve onurunu sonuna kadar koruyacağını her vesile ile ortaya koyuyor. 

YEREL DEMOKRASİNİN İNŞASI 

Bu bir demokrasi mücadelesidir yürüttüğümüz. Bu ülkeye onurlu yaşamı getirme mücadelesidir. Bu ülkeye onurlu barışı getirme mücadelesidir. Bu ülkeye herkes için eşit yurttaşlığı yerleştirme mücadelesidir. Bütün halklar özgür, bütün inançlar eşit olacak bizim yönetimimizde de güçlü olduğumuz bir ülkede de böyle olacaktır elbette bu güçle bu destekle ve inançla bu ülkenin yönetiminin en etkili gücü olacağız. Bunu mecliste yapacağız bunu sizlerle yapacağız ve 2024 Martına giderken büyük bir görev bizi bekliyor. O görevi yerine getirerek bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağız. 2024 yerel seçimleridir. Milletvekili seçimlerine hazırlanıyoruz, elbette cumhurbaşkanlığı seçimi için de kendi politikamız yolumuz var. Ama gündemimizde en önemli konulardan biri mutlaka 2024 Mart’ında yapılacak yerel seçimler olmalıdır, olacaktır. Bunun içinde çalışmalarımıza ve hazırlıklarımıza başladık. 2024 Mart’ı bizlerle yerel demokrasinin inşasının tarihi olacaktır. İşte o zaman herkese şunu gösterme imkânını yakalayacağız. Önce yerel demokrasiyi yerel demokrasiyi kuramazsanız merkezde seçimlerle sadece parlamento mücadelesiyle ülkede kalıcı bir demokrasiyi yerleştiremezsiniz. Parlamento önemlidir, halkların iradesini oraya taşımak hayati önemdedir ama orada başarılı olabilmek için yerelde demokrasiyi inşa etmemiz gerekiyor. 

DEMOKRASİYİ HALKIN DESTEĞİ KURACAK 

Demokrasinin gerçek güvencesi yerel demokrasidir. Bizim de en önemli hedefimizdir, vazgeçilmez talebimizdir. Yerel demokrasi, kendini yönetme, halka halkın kendi sorunları hakkında karar verme hakkı, soyguna talana karşı halkın kaynaklarını halk için kullanma hakkıdır. İşte yerel demokrasinin özü budur. Biz de bunu yerleştireceğiz. 2024’e hazırlıklarımız devam etsin. Her yerde, her alanda bu seçimleri düşünürken, bir yandan da mahalle mahalle, köy köy, ilçe ilçe, kasaba kasaba, şehir şehir 2024 Martındaki yerel seçimlere hazırlansın. Yerel demokrasinin inşasında dönüm noktası yaratacağımız o seçimlere şimdiden terimizi, emeğimizi mutlaka vermeliyiz. Verelim ki bu ülkeye bir daha bu despotluklar bu zalimlikler, sömürü, savaş politikaları geri gelmesin. Bunun güvencesi biziz. Bu ülkede demokrasiyi kuracak gerçek güç bizim kurduğumuz ittifaklarla halkların desteğidir. Barışın güvencesi de biziz savaş politikalarını bitirecek, Kürt sorununda demokratik çözümün yollarını sonuna kadar açacak adres de biziz. O nedenle bu ülkede birlikte eşit yaşamın güvencesi biziz, halkımızdır. Kimsenin en ufak bir tereddüdü olmasın. Mutlaka kazanacağız.”

Sancar, konuşmasının ardından belediye tarafından yapılan çalışmaların açılışı ve yeni yapacağı hizmetlerin temelini attı. Sancar, ardından ilçe merkezinde esnaf ziyareti gerçekleştirdi. 

%d blogcu bunu beğendi: