Seçim Geliyor… TÎ LÎ LÎ LÎ LÎÎ…

Kürtler coğrafyalarında seçime, davullu zurnalı halaylara, kadınlar ‘’öz’’ yönetimin kim olduğunu ispatlamaya, tüm halk meydanlarda toplanmaya, sokak ve köylerinde flamalar, bayraklar asmaya, binlerce araçlık konvoylar oluşturmaya, her mahalledeki kahvelerini seçim lokalleri yapmaya, ev ev çalışmaya, çocuklar ve gençler meydanları inletip sloganlar atmaya hazırlanıyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

45 milyonluk nufusü ile ulus-devleti olmayan, çözüm değil sorunun ta kendisi olduğunu bilerek, olsun diye de, hiç ama hiç tenezzül etmeyen ama tüm halklardan çok, çok daha çok seçimlere coşku ve anlam yükleyen, seçimi bir bayrama, yüzleşmeye, insanlık mahşerine çeviren Kürtler, planlamalarıyla, matematik dehalarıyla, olmaz denilenleri başarmalarıyla, barajları ve bendleri yıkmalarıyla, strateji ve taktikleriyle, dünyaya bir daha öncülük etmeye hazırlanıyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Türkiye siyasetinin bütün kelli felli politikacılarının başı bir birine değmeye başladı, seçimi gizli yapsak mı, ya da Kürtler yüzünden hama batsak da yine de yapmasak mı, diye kıvranıyorlar… Gazeteciler, televizyon ve sosyal medya uzmanları, anket yayınlayıcıları, bangır bangır bağırıyorlar,’’ kahretsin ki Kürtlerin oyu seçimin sonuçlarını belirliyor, özellikle başkanlık tam da Kürtlerin verecekleri oylara bağlı’’, muhalefeti iktidarı ve çepeçevre yandaşları, yanlarında bir tane Kürt olmamasına rağmen, içleri kanaya kanaya Kürtleri en çok biz seviyoruz yarışmasına başlıyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Devletin başı, soluğu Amed’te alıyor, karşılayanlar ’’biji serok’’ diye sloganlar atıyor, kürsüden bir bağırıyor bir haykırıyor, ‘’anneniz sevmedi benim sizi sevdiğim kadar, ah Diyarbekir vah Diyarbekir, kahramanlar yurdu Diyarbekir’’ türlü türlü şiirler ve destanlar, tutamıyor kendini bir de Kürtçe sesleniyor, ‘’ser sera, ser çawa diyarbekir… Nasıl biliyorum değil mi?’’ Kur’anıma sen çok güzel biliyorsun ama Kürtler de biraz biliyor, sen onu bilmiyorsun…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

E tabi işaret fişeği çakıldı ya, o kadife sesli, parlak çocuk da alıyor sazını, koşuyor Ağrı’ya, agir ketiye û kezîzer û rinda min û lilim lîlaa û lilim lîla, erê lo, erê lo Ceceli’yoo, bêê nezer bê nezer, 30 yıl geriden geliyor haa, ibo abesinin veliahtıdır ha, maşalla maşalla…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Kürtlüğünden utananlar değil, Kürtlüğün kendilerinden utandığı, insanlığın onları var ettikten sonra kendi’liğinden haya ettiği, yapışıyorlar kalemlere ve köşelerine, öncüleri yazıyor ‘’çözüm sürecini vatandaşlarla başlatalım, eminim ki MHP lideri Bahçeli de en anlamlı katkıyı sunacaktır’’… Hele bak, hele bak ne akıllıdır, tanrı Adıyaman’ın tüm aklını ona koymuş sanki…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Daha ortada tarihi yokken, olan tarihe bile iki yıl varken ve bunu kendileri söylerken, başladı curcuna, Kürtlük sevmecesinden yanıp tutuşanlar, HDP konu olunca sen görüştün, ben görüştüm çemkirmeleriyle köşe bucak birbirini kovalıyor, kovalanan-kovalayan kamera kapandı mı, HDP liyi bulup yapışıp, nasıl yapsak ne etsek diye boyun büküyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Evet seçim geliyor… Kürtler coşkuları kadar siyasette de derinlik ve strateji sahibi…

Bir kere şuradan başlamak gerekiyor… Sizler HDP’den, Kürtlerle bir arada olmaktan ve görüntü vermekten kaçıyorsunuz ya, inanın bizler, çok kötü his ediyoruz… Sizler gibi insanlık mucizesi, değer abidesi siyasetçiler ne zaman, nerede yüzümüze bakıp bir tebessüm edecekler diye uykularımız kaçıyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî….

Malum bizim yönetme becerilerimizle ülke bu hale geldi ya, biz ülkeyi bu hale getirirken sizler sokaklar da, mahallelerde, alanlarda çok direndiniz ya, hatta binlerceniz gözaltından, zindanlardan geçtiniz veya geçemediniz hâlâ ordasınız ya, kadınlarınız altı yıldır her yeri mücadele alanına çevirdi ya… Bizler de mecliste sırt üstü uzanarak, keyfimize bakarak, maaşlarımızı çatır çutur yerken, onlarca farklı gelir kapısını da maaşa bağlayıp talan ettik ya, iktidar değilsek de, muhalif olarak devletin bize sağladığı gıdımların peşinden bir o köşe bir bu köşe sürüklendik ya, sizler nasıl bizlerle aynı kareye gireceksiniz?

Tabi sizlerin yaşanan haksızlık ve hukuksuzluk karşısında Eşgenel Başkanlarınız tutuklanırken, belediyelerinize kayyumlar atanırken, seçilmişleriniz fezlekelere boğulup sürgün olurken, milletvekiliniz meclisin içinden kolluk kuvvetlerinin zoruyla, abdestliyken, namaz kılmasına bile izin verilmeden ve pijamalarıyla karakola süreklenirken, bizler de mecliste ‘’ bilmeden’’ yaşananların zeminini hazırlayıp, ‘’güzel konuşmaca’’ oynayıp, tarihte muhalefetin iktidarlara gösterdiği en büyük karşı duruşu ‘’lütfen, ama olmaz ki, şımarıklık yapıyorsunuz, yapmayın ama’’ sloganlarıyla başlattık ya, haklısınız sizler nasıl yüzümüze bakacaksınız?

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Yine Biz, her bedele çok hazırız ve çok çalışacağız ve çok sevineceğiz… Yahu bizi bırakın, ma miratê siz de biraz çalışın ve artık bilin, sizlerle okeye dördüncü olma derdimiz, ya da beraber sahilde dolaşma, akşam kafede barda kafa dağıtma, biraz da lay lay lom, masalar da laga luga, ya da aynı karede görünüp milyon dolarla kaçıp vur patlasın çal oynasın, orada burada küçük kralcıklar oluşturma, sağa sola naralar atma gibi, sizlerin ki gibi hayallerimiz yok…

Bilin artık, bu ülkenin geleceği olacak toplumların, şu anın çocuklarının yüzü suyu hürmetine olmasa, bin yıl geçse, sizlerle aynı hayal dünyasında bile, farklı dururuz…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Deve kuşu gibi de olmaz ki ama, çıkarın kafalarınızı o kumdan, her yeriniz dışarda bir görün, komik oluyor artık… Öyle senle görüştü, senle çözüm sürecinde beraberdi diye birbirinizi yediğinizde, kimse HDP onlarla olmak için can atıyor diye düşünmüyor, gerçekten kum değişik bir kafa mı yapıyor, öyle mi zan ediyorsunuz… Uyanın artık… Saygı esas ama hoş görün, üzerimizde dünya halklarına öncülük etmek gibi bir sorumluluk ve mirasımız olan politik terbiye gereği ‘’bir lokma bir hırka’’ gibi bir yaşam edebimiz var…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî….

Rahat olun artık, walla, sizin yaşamlarınıza giremeyiz, aynı hayatları yaşayamayız, siz isteseniz de biz oralarda duramayız, sırıtır üzerimizde, ar ederiz, bu ülkede bir tek ezilen insan kalsa gider yanına kalır, kederine yol, dermanına yoldaş oluruz… Dünya’da bir tek tanınmayan, dili kültürü kabul edilmeyen halk olsa, dillerini öğrenir kültürleri yaşasın diye topraklarına yollu, derwêş oluruz…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

Sizler de biraz eğlenin, ürkmeyin bu kadar aynı yerde durmaktan, tamam biliriz, bulaşıcıyız, güzellik bulaşıcıdır ama çok korkmayın, benzeriz diye de telaşlanmayın… Direniş her bedene, mücadele her yüreğe sığmaz… Bu duruş hakikattir ve çok, inanın çok seçicidir… Kürtler anlamaya can verdi, öğrenmeye ömürlerini zindan etti, fark edişe toplasan binyıllar sürgün yedi, bilmeye en zor bedeller ödedi, ermeye en güzel bedenlerini toprak etti ve öyle seçildi, anlıyor, farkında, biliyor… Onun için;

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî…

7 Haziran’da HDP halkın oylarıyla, meşru ve analarının ak sütü gibi helal, Türkiye yönetiminde söz sahibi oldu, bir telaş, bir kıyamet, hiç görüşmez denilenleriniz, köşe bucak buluşup dedikodumuzu yaptınız, kabul etmediniz, hem de el birliğiyle, hepiniz başınızı o kuma gömdünüz, bugün bakın ne hale geldi, sonuçları artık dünyaya gündem, mal oldu…

Eee, altı yıl geçti, HDP hala aynı güçte ve bu güç, nitelik olarak tecrübeyle daha da derinleşti, nicelik olarak insanlıkla daha da genişledi, güzelleşti… Bir altı yıl daha mı?

Ah beeee, size anlatmak için ta milyonlarca yıl geriye, Rif hatına gittik geldik, dünyayı tüm zamanlarda dolandık, hepsinden misallerle anlattık, hem de sayısız kere… Anlayın artık…

Ma Êdî Fahm Ke…

Altı, altmış, altı yüz, fark etmez, yaratılan bilim ve felsefeyle, gelecek bin yıllar inşa edildi ve şimdi, hâlâ sürüyor, ufukta güneş, altında sayısız kadınlar parlıyor, parıldıyor…

Seçim geliyor… Tî lî lî lî lî….