Mardin’de Deniz Poyraz için yapılan etkinlikte konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Poyraz’ın öldürüldüğü gün 2 silahlı saldırganın daha olduğunu söyleyerek, etkin soruşturma yürütmeyen İçişleri Bakanı ile İzmir Vali ve Emniyet Müdürü’ne istifa çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi ile Özgür Kadın Hareketi (TJA) öncülüğünde İzmir’de HDP il örgütüne yapılan saldırıda Deniz Poyraz’ın katledilmesini protesto eylemi gerçekleştirildi. Mardin ve çevre illerden gelen çok sayıda kadının katıldığı etkinlik kapsamında Karayolları Parkı’ndan HDP İl binası önüne kadar yürüyüş gerçekleştirilmek istendi. Ancak sabah saatlerinden itibaren Karayolları Parkı ve çevresi polisler tarafından zırhlı araçlar, bariyerler ve çevik kuvvet polisleri ile abluka altına alındı. Parkın bulunduğu bölgeye hiç kimse yanaştırılmazken, HDP Mardin İl binası önü de aynı şekilde abluka altına alındı. Parka gitmek isteyen kadınlar kimlik kontrolleri yapılarak, parkın yakınından uzaklaştırılırken, engellemeler nedeniyle HDP il binası önünde toplanan kadınlar burada yürüyüş yapmak istedi.

KADINLAR YOLU TRAFİĞE KAPATTI

Ancak polis ablukası devam edince kadınlar yolu trafiğe kapatarak, açıklamalarını gerçekleştirdi. Deniz Poyraz’ın fotoğrafları ile kadın cinayetlerine dikkat çekilen dövizler ve pankartlar eşliğinde sloganlar atan kadınlar açıklamalarını trafiğe kapatılan cadde üzerinde gerçekleştirdi.

‘PLANLI SİYASİ BİR CİNAYET’

Kadınlara hitap eden HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Deniz Poyraz’ın katledildiği saldırının önceden planlanan ve örgütlenen siyasi bir cinayet olduğunu belirtti. Hedefin sadece Deniz Poyraz olmadığını kaydeden Beştaş, “Orada bulunan bütün partililerimizi hedef alan bir katliam girişimi tertiplenmişti” dedi. İktidar partisi ve medya organlarında bir haftaya yakın bir süredir “neden daha fazla HDP’’Lİ yoktu, neden Deniz tekti” benzeri sorular sorulduğuna dikkat çeken Beştaş, “Hem kınamış gibi görünüyorlar hem de az öldüğümüz için neredeyse özür dilememizi bekliyorlar. Bu katliamın arkasında olanlardır bunu söyleyenler” ifadelerini kullandı.

‘ARKASINDA İKTİDAR VE KÜÇÜK ORTAĞI VAR’

“Deniz Poyraz cinayeti, suikastı, katliamı herhangi bir cinayet değildir” diyen Beştaş, “Bunun arkasında iktidar ve küçük ortağı vardır. Bunu biz söylemeden kendileri ilan ettiler. Kendi savcıları, kendi hakimleri, kendilerine bağladıkları yargı onları soruşturmayacak, onların sırtını sıvazlayacak. Hiçbir savcı bugüne kadar çıkıp Bahçeliye ‘sen ölen bir kadının arkasında terörist dedin. Hangi hakla bunu söyledin. Nasıl bu cinayeti meşrulaştırdın ve arka çıktın’ demedi. Bir cinayeti, katliamı desteklemekten daha büyük suç var mı? Aslında yok. Ama iktidarın ortağı olunca bunları söylemek onlara haktır” diye konuştu.

‘POLİSLER GÖZ YUMDU’

İçişleri Bakanlığı’nın halkı korumadığını ve HDP’nin faaliyetlerini engellemekle ilgilendiğini belirten Beştaş, Valilik tarafından etkinliklerinin yasaklanmasına dair şunları söyledi: “Dört tarafımız kolluk gücüyle kuşatılmış. Saatlerdir Karayolları Parkına gitmemize izin vermiyorlar. 2911 sayılı bir yasa var. Birde Anayasa var. Bir kanun Anayasaya aykırı olamaz. Hele hele vali genelgesi Anayasaya aykırı olamaz. Ben süresiz Mardin’de etkinlikleri yasaklıyorum demiş. Midyat girişinde, Mardin girişinde Batman girişinde yollar tutulmuş. Kadınların gelmesi engelleniyor. Ama o Vali halkı temsil etmiyor. Kayyım olarak o kararı veriyor. Yıllardır diğer illerde olduğu gibi ayda bir Mardin’de de yasak ilan ediliyor. Mitingler yapıp, pahalı hediyelerle bakanları karşılıyorsun. Yiyorsunuz. Sonrada diyorsunuz ki; ‘HDP’lilere yasak.’ HDP’nin bu ilde iktidar olduğunu unutuyorsunuz. Seni atayanlarla beraber seçimde sen de gideceksin.”

Deniz Poyraz’ın katledilmesinin ardından polisin Poyraz’ın katili Onur Gencer’e “Adın ne abiciğim” dediğini hatırlatan Beştaş, “Ogün Samast’ı koruyan polis gibi o polis de Onur denen caniyi kucaklayarak dakikalarca aşağıda polisler olduğu halde cinayeti engellemeyerek bu cinayetin suç ortakları olmuşlardır. Yardım yataklık etmişlerdir, göz yummuşlardır” dedi.

POLİS SALDIRININ 2’NCİ KATTA OLDUĞUNU SÖYLEDİ

İzmir’de yaptıkları görüşmeleri aktaran Beştaş, olay gününe dair edindikleri bilgileri şöyle aktardı: “İzmir il binamızın önünde 2 metre mesafede kendilerine çadır kurmuşlardı. Yüzlerce polis boş bir çadırı koruyor. Bizim İl Eşbaşkanı gittiğinde ‘ikinci katta saldırı var’  diyorlar. 12 dakika sonra polis yukarıya gidiyor. 30 mermi sıkıldıktan sonra kolluk oraya gidiyor. Bu kolluğun aldığı talimat gereği oradaki katliama göz yumması demek.  Orada nöbet tutan polisten önce İzmir Emniyet Müdürü, İzmir Valisi ve İçişleri Bakanı o koltukta oturamaz. Onların her gün istifasını isteyeceğiz. Süleyman Soylu, İzmir Valisi ve İzmir Emniyet Müdürü derhal istifa etmelidir. Kendi illerinde bir partide cinayet işleniyor ve İl Emniyet Müdürlüğü bizim milletvekiline ‘akli dengesi bozuktur’ diyor. Bu cinayet kesinlikle bir provokasyon değil, örgütlü bir katliam girişimidir. Deniz kardeşimizi bu girişimle katlettiler. Bunu yaratan iktidarın 750 milyon dolarlarla satın aldığı medyadır, Demirören’dir ve diğer yandaş medyadır.”

‘KATİL HALA CEZAEVİNDE Mİ?’

Gece gündüz Cumhurbaşkanı ile AKP ve MHP’nin HDP’yi hedef alarak tehdit ettiğini kaydeden Beştaş, şöyle devam etti: “Bu tip saldırılara davetiye çıkarıyor. Azmettiriyorlar. Nefret iklimi yaratıyorlar ve HDP’ye saldırılar oluyor. Sonra da çıkıp kınadık diyorlar. Sizin yaptırdığınız bir şeyi niye kınıyorsunuz? Deniz’in ailesine bir başsağlığı bile dilemediniz. Katili 18 saatte alelacele tutukladınız. Emin değiliz o katil hala cezaevinde mi? Belki Suriye’de MKE markası silahlarla götürdükleri gibi belki cezaevlerinde de götürüp başka yerlerde kullanıyorlardır. Belki (Alaattin) Çakıcı gibi içeride özel yemekler sipariş veriliyor, özel daire ve suitler hazırlanmıştır. Bunu da bilmiyoruz. Çünkü mafya ve tetikçiler cezaevlerinde de kral gibi yaşıyorlar.

O GÜN SİLAHLI 2 KİŞİ DAHA VARDI

Onun arkasında bu tehditleri yapan,  bunu azmettiren medyadan başlayarak bu nefret iklimine katkı sunan herkesin bu cinayette parmağı var, sorumluluğu var.  Bunun peşini bırakmayacağız. Katil bir kişi değil, o gün il binamız önünde 2 silahlı daha var. Bunu şimdiden söylüyoruz. Sonuç olarak Deniz Poyraz’a sözümüz var; onu her zaman mücadelemizde yaşatacağız. Bir Deniz gitti milyonlarla Deniz olarak, sel olup Denizleri okyanuslara akıtacağız. Deniz’i, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelemizde yaşatacağız. Denizlerin arkasından yas tutarız ama onların mücadele bayrağını asla yerde bırakmayız. Biz kadınlar olarak önce kadınların vurulduğunu biliyoruz. O yüzden kadınlar olarak bu mücadelenin öncülüğünü de almaya söz veriyoruz.”

Açıklama kadınların sloganları eşliğinde son buldu.