BATMAN – Zaman aşımına 3 aylık bir süre kalan Musa Anter Davası’na katılım çağrısı yapan Dicle Anter, Abdulkadir Aygan’ın duruşmaya katılması durumunda davanın seyrinin değişebileceğini söyledi.

Kültür ve Sanat Festivali’ne katılmak üzere davet edildiği Diyarbakır’da 20 Eylül 1992’de öldürülen Kürt aydın, yazar ve gazeteci Musa Anter’in katledilmesine dair açılan davanın zamanaşımına uğratılmasına 3 ay kaldı. Davanın JİTEM Ana Davası ve 1993 yılında “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürülen Ayten Öztürk davasıyla birleştirilerek adeta zamanaşımının süresinin dolması beklendi. 

Anter’in katledilmesine ilişkin 2000 yılına kadar, sorumluların tespit edilmesini sağlayacak etkin bir soruşturma yürütülmedi. Etkin soruşturmanın yürütülmemesine karşı Anter’in ailesi 22 Şubat 2000’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. AİHM, 2007 yılında “yaşam hakkının hem maddi hem de usul açısından ihlal edildiğine” karar verdi. AİHM kararında ayrıca, olayın ardından ortaya çıkan ve Anter’in öldürülmesiyle doğrudan ilgisi olan, Meclis’in 1998 tarihli “Susurluk raporu” gibi bazı önemli delillerin de yetkililer tarafından kullanılmadığını tespit etti. 

AYGAN’IN İTİRAFLARI

AİHM kararının ardından 2009 yılında Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı, eski JİTEM tetikçisi Abdülkadir Aygan’ın itiraflarını “ihbar” kabul ederek, katliamdan 17 yıl sonra soruşturmayı yeniden başlattı. Aygan bir hatıratında Anter katliamının JİTEM’in önde gelen kadrosu tarafından planlandığını itiraf etti. Bunun üzerine PKK itirafçıları Cemil Işık, Ali Ozansoy, Abdülkadir Aygan, Hamit Yıldırım ve Yeşil kod adıyla tanınan Mahmut Yıldırım hakkında tutuklama kararı verildi ve uygulamada 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına çok kısa bir süre kala Hamit Yıldırım 29 Haziran 2012’de tutuklandı. 2013 yılında Hamit Yıldırım ile Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım, Abdülkadir Aygan ve emekli Albay Savaş Gevrekçi hakkında, “kasten insan öldürmek ve halkı silahlı isyana teşvik etmek” suçlarından yargılanmak üzere dava açıldı. 

DAVA ANKARA’YA NAKLEDİLDİ

Dava, açılmasından kısa bir süre sonra 2015 yılında “güvenlik” gerekçesiyle Ankara’ya nakledildi. Dava, 1990’lı yıllarda Kürt illerinde JİTEM tarafından işlenen zorla kaybetme ve hukuk dışı infazlarla ilgili yürüyen ve JİTEM Ana Davası olarak anılan dava ile birleştirildi. 1993 yılında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürülen Ayten Öztürk cinayetiyle ilgili dava 2019 yılında açıldı ve Musa Anter ile JİTEM Ana Davası’yla birleştirildi. Anter ailesini avukatı Selim Okçuoğlu, Musa Anter Davası’nın diğer davalardan tefrik edilmesi için defalarca talepte bulundu ancak her defasında Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “davanın sanıkları Abdülkadir Aygan ve Cemil Işık’ın henüz savunmalarının alınamamış olması” gerekçesiyle reddedildi. 

HAMİT YILDIRIM TAHLİYE EDİLDİ

Dava 2016 yılından bu yana Ankara’da görülüyor. Haziran 2017’deki duruşmada sanık Hamit Yıldırım, “tutukluluk süresi dolduğu” gerekçesiyle tahliye edildi. Davanın zaman aşımına uğramasına aylar kalmasına rağmen kovuşturma aşamasında eksik kalan birçok husus tüm ısrarlara rağmen giderilmedi. İsveç’te bulunan sanıklardan JİTEM elemanı Abdulkadir Aygan’ın 2018 yılında yazılı savunması alınması talebiyle mahkemece müzekkere oluşturulmasına karşın Adalet Bakanlığı kayıtsız kaldı, yanıt vermedi.  23 Mart’a Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada dosyaya gelen bilgi ve belgeleri aktaran mahkeme başkanı, “Hogir” kod adlı itirafçı Cemil Işık’ın öldürülmesine ilişkin bilgi ve belgelerin edinilmesine dair Adalet Bakanlığı’nın uluslararası istinabeye dair bir cevap vermediğini belirtti. 

ZAMAN AŞIMINA 3 AY KALDI

Sanık Hamit Yıldırım hakkında adli kontrol tedbirinin devam ettiğini ifade eden mahkeme başkanı, Sanık Abdülkadir Aygan (Aziz Turan) için yurt dışı istinabe yazısına Adalet Bakanlığı’ndan halen bir cevabın gelmediğini ifade etti. Mahkeme başkanı, sanıklar Abdülkadir Aygan, Mahmut Yıldırım, Muhsin Gül ve Mehmet Zahit Karadeniz’in yakalama emri hakkında Adalet Bakanlığı’na yazılan yazılara cevap verilmediğini kaydetti. Bu duruşmada ara kararını açıklayan mahkeme,  “Abdülkadir Aygan savunmasının alınmasına dair Adalet Bakanlığına yazı yazılmasına, sanık Cemil Işık’ın öldürülmesine dair yurt dışıyla temas sağlanması için Adalet Bakanlığı’na yazılan yazının cevabın beklenmesine, sanık Hamit Yıldırım hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılması hususundaki taleplerin reddine” kararı vererek, 20 Haziran’a erteledi. Böylelikle davanın zaman aşımına 3 ay gibi kısa bir süre kalmış oldu. Zaman aşımı süresinin dolması ile birlikte, dava Eylül ayında rafa kaldırılmış olacak.  

‘AYGAN’IN MAHKEMEYE ÇIKMASI ÖNEMLİ’

Davaya dair konuşan Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, davanın zaman aşımına uğramaması için Abdulkadir Aygan’ın mahkemeye çıkarılmasının önemli olduğunu söyledi. Babasının cinayetine dair yıllardır süren yargılamada kimi zaman olumlu gelişmeler yaşanmasına rağmen davanın zaman aşımı tehlikesi ile karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Anter,”1995’te İsveç’ten dava için döndüğümüzde eskiden mor dosya vardı. O dosyada A-4 sayfası vardı. O sayfadan yola çıkarak her şeyi ortaya çıkardık. Ancak gelinen aşamada zaman aşımı ile olayın üstü kapatılmak isteniyor” dedi. 

40 YILLIK CİNAYET ÖRGÜTÜ

Davanın aydınlatılması ile birlikte 40 yıllık bir cinayet örgütünün açığa çıkacağını söyleyen Anter,  “Cinayet ortaya çıkarılsa, birçok katliamın sorumlu olanlar ve detayları ortaya çıkar. Ceza da alacaklar. 40 senelik bir cinayet ağı, babamın cinayetinde yer aldı. İşte sorumlular açığa çıkarsa, 40 yıllık cinayet ağı ortaya çıkar. Kirli savaşın içi yüzü ortaya çıkacak. Bu dava kozmik oda aslında. Dava zaman aşımı ile de karşı karşıya. Zaman aşımı olursa, bu cinayet örgütü de gizlenmeye devam edecek” diye konuştu.  

‘OLAN KUŞKUMUZ NETLEŞTİ’

Türkiye’nin bu davadan kaynaklı AİHM’de mahkum edildiğini hatırlatan Anter, “2012 tarihinde tetikçi Hamit Yıldırım yakalandı. O da çok bir şey söylemedi. 5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Onun davaya dahil edilmesi ile birlikte dava 10 yıl daha uzadı.  Daha da önemli gelişmeler yaşandı.  Mehmet Eymür’ün mahkemede Orhan Miroğlu için ‘Biz onu Tayfun diye biliyorduk’ demesi var olan kuşkumuzu netleştirdik. Miroğlu’nun işin içinde olduğu yönünde şüphemiz vardı. Ancak bu ifadeler ile onunda işini içinde olduğu netleşti. Failler beli aslında. Eymür işin içinde kimlerin olduğunu öğrenmek için MİT’in arşivini gösterdi. Ancak bu yapılmadı” diye konuştu. 

DAVAYA KATILIM ÇAĞRISI

Davanın zaman aşımı süresinin 20 Eylül 2022 olduğunu kaydeden Anter, “Zaman aşımına uğramaması için elimizden geleni yapacağız.  Yargıtay ve AİHM’e gitmek durumu ile karşı karşıya kalacağız. Hem Avrupa, hem de burada mücadelemizi yürüteceğiz” dedi. 20 Haziran’da Ankara Adliyesi’nde görülecek 35’inci duruşmaya katılım çağrısında bulunan Anter, Abdulkadir Aygan’ın duruşma katılması durumda davanın seyrinin değişebileceğini söyledi. (MA)

%d blogcu bunu beğendi: